Bir kimse sevdiği kızdan yüz bulamaz, ondan da vazgeçemezse, onu dua ile kendine çekip kaçırabilir. Bu işlemde kız kendiliğinden kaçar, onu isteyen erkeğe gelirmiş. Bu işi yapmak isteyen erkek, bir Cuma gecesi, yatsıdan sonra, kızın evinin yanından, daha iyisi, kapı eşiği önünden bir avuç toprak alır. İşi yapmayı üstüne alan konuşup anlaştığı cinciye götürür. Cinci, bir kağıdın üzerine Kuran’dan kısa bir sure yazar. Sonra kağıdı suda iyice ezer. Su bulanır. Toprağı bu suyla yoğurur, çamur yapar. Bir gün ayazda saklar. Erkek, yedi gece, yatsıdan sonra, cinciye gelir okunur. Cinci büyük bir üçgen çizer erkeği içine oturtur. Üçgenin çevresine büyük bir daire çizer, dairenin çevresine de kızın adını yazar. Kurandan kısa bir sure okur, dairenin çevresine fırdolayı üfler. Sonra bir ip alır, kızın adını söyleyerek ipe yedi düğüm vurur, erkeğe verir. Erkek düğümlü iple kalkıp dairenin çevresinde, kızın adını oluşturan harflerin sayısınca döner.
İkinci gece ayazdan alınan toprak üçe bölünür, üçüncü gece kızın evinin çevresinde bir üçgenin köşelerini oluşturacak biçimde üç ayrı yere ezip serpilir. Ev bir üçgen içinde kalmış gibi olur.
Cincide yedi gece sürdürülen işlemin bitim günü, erkeğe bir avuç okunmuş arpa verilir. Erkek o arpalarıda kızın evinin yakınında, o topraklı bir yere serper. Birkaç gün erkek kıza görünmez sonra arada bir görünür. O topraklar dağılıp yere karışıncaya, arpa taneleri çimleninceye değin kız kaçıp erkeğe gelirmiş.
Çok gizli yapılması gereken bu işin zamanını iyi seçme gereği vardır. Özellikle ekinlerin çimlenme zamanı göz önünde tutmak gerekir.

Arananlar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir